Tarifi Ekle
  • Prep Time
    35
  • Cook Time
    40
  • View
    573
Rumeli Beğendisi
Kişilik
Pişirme ısı ve süresi: Orta ateşte 20 dakika Önceden ısıtılmış 200 C derece fırında 45 dakika
Gerekli Malzemeler:
3 adet büyük boy patlıcan,
1 adet büyük boy soğan,
300 gr. dana kuşbaşı eti,
1/2 çay bardağı ay çiçek yağı
2 diş sarımsak,
1 çay kaşığı toz şeker,
1 tatlı kaşığı üzüm sirkesi,
1 çay kaşığı karabiber,
2 yemek kaşığı domates salçası,
1 çay kaşığı pul biber,
Beğendisi için:
1/2 çay bardağı ay çiçek yağı,
2 yemek kaşığı un,
1,5 su bardağı soğuk süt,
1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri.
1 adet büyük boy soğanı küçük parçalar halinde yemeklik doğrayın. 1/2 çay bardağı ay çiçek yağını bir tavada kızdırın. Yemeklik doğradığınız 1 adet büyük boy soğanı bu tavaya atın ve renk alana kadar orta ateşte kavurun.
300 gram dana kuşbaşı etini, küçük parçalar halinde kesin. Doğradığınız etleri, kavrulmakta olan soğanlara ilave edin ve suyun çekip renk alana kadar kavurma işlemine devam edin.
2 diş sarımsağı içerisine rendeleyin. 1 tatlı kaşığı toz şekeri, l çay kaşığı karabiberi, 1 tatlı kaşığı üzüm sirkesini, 1 çay kaşığı pul biberi, 2 yemek kaşığı domates salçasını ekleyin ve 5 dakika kadar kavurun.
Keskin bir bıçak yardımıyla birkaç yerin den deldiğiniz 3 adet büyük boy patlıcan önceden ısıtılmış 200 C derece fırında 45 dakika kadar pişirin.
Soğuttuktan sonra kabuklarını soyduğunuz patlıcanları, küçük parçalar halinde doğrayın. 1/2 çay bardağı ay çiçek yağını, küçük bir tencerede kızdırın, içerisine 2 yemek kaşığı unu ekleyin ve bir çırpıcı yardımıyla karıştırarak kavurun.
Kavrulan una, 1,5 su bardağı soğuk sütu ekleyin ve orta ateşte muhallebi kıvamına gelene kadar karıştırarak pişirmeye devam edin.
Küçük parçalar halinde doğradığınız patlıcanları beğendi karışımına katın. 1 su bardağı kaşar peyniri rendesini ekleyin ve karıştırdıktan sonra ocağın altını kapatın.
Beğendiyi, servis tabağının altına yayın. Üzerine etleri yerleştirin ve sıcak olarak servis edin. Afiyet olsun

1977 yılında Van’ın çaldıran Muradiye ilçesinde doğan Abdullah Hakim Yavrutürk 1992 yılında aşçılık mesleğine başladı. 1995 yılında babasının vefat etmesi nedeniyle ailesinin sorumluluklarını üstlendi Askerlikle Birlikte Yemek Yapmaya Ara Vermek İstiyordum ki…”Vatani görevi yapmak üzere Hatay İskenderun’a giden Yavrutürk, yemek yapmaya ara vereceğini düşünüyordu ki Şırnak’a giderken onu yoldan çevirdiler. Hikayenin gerisini Yavrutürk’ün kendinden dinleyelim; “1992 yılında bu mesleğe başladım, ilk başladığım sene mutfakta aşçı yardımcısı olarak görev aldım. Askerliğe kadar aşçı olarak hayatıma devam ettim, askerliğimi de aşçı olarak yaptım. Askere gitmemin sebebi yemek yapmaya biraz ara vermek istiyordum. Askerlikte yaklaşık 3 ay bu işe ara vermiş oldum. Usta birliğini Şırnak’ta yapacağım beli oldu. Fakat aşçı olduğumu öğrenen yetkililer beni Hatay İskenderun’dan göndermeyip yemek yapmaya burada devam etmemi istediler. Beni Mutfak sorumlusu yaptılar. Son günüme kadar mutfak sorumlusu olarak askerliğimi yaptım.”“8 Yıldır TGRT EU’da 5 Gün Boyunca Canlı Program Yapıyorum”“Sivil hayatta da aşçılığa devam etmeye karar verdim. Daha sonra büyük firmalarda çeşitli pozisyonlarda mesleğime devam ettim. 2003 yılında kendi işlettiğim iki lokantam vardı. Daha sonra televizyon ekranlarına geçiş yaptım. TV 5 ile yayın hayatına başladım ve burada 400 program yaptım. Bundan yaklaşık 3 sene önce de TV 5’te 1700 program yaptıktan sonra oradan da ayrıldım. Sonrasında ise TGRT EU ile yayın hayatına devam etmeye karar verdim. Yaklaşık 8 yıldır da TGRT EU kanalında hafta içi 5 gün boyunca yemek programı yapıyorum.”“Çalışan İnsanlara Yönelik Pratik Lezzetler Hazırlamaya Dikkat Ediyorum”“Yayıncılık yaptığım süre boyunca amacım; izleyicilerimle sürekli iletişim halinde olmaktı. Onlara hep şunu sordum; ‘Yemek programlarında izleyici olarak ne gibi detaylar arıyorsunuz? Programlar sizlere Yayıncılık yaptığım süre boyunca amacım; izleyicilerimle sürekli iletişim halinde olmaktı. Onlara hep şunu sordum; ‘Yemek programlarında izleyici olarak ne gibi detaylar arıyorsunuz? Programlar sizlere yardımcı oluyor mu?’, onlar da bana şunu dediler; ‘Abdullah usta biz programları izliyoruz, tariflerde eğer 15 malzeme varsa biz onların ancak 10 tanesini temin edebiliyoruz ya da hazırda bulundurabiliyoruz.’ Buna istinaden ben kendi programlarımda şöyle bir şey yapmaya karar verdim: Mutfağımızdaki ve kilerimizde sürekli hazır bulunan malzemelerden farklı yemekler yapmaya başladım. Baylar, bayanlar ve özellikle çalışan kesimi, eve yorgun gelen insanları düşünerek yemeklerimi yapıyorum. Yarım saat ya da bir saat içinde hazırlayabilecekleri reçeteler üzerinde yoğunlaşıyorum. İzleyicileri ailem olarak gördüğüm için rahat davranıyorum ve izleyicilerden de samimi tepkiler aldıkça doğru yolda olduğuma dair inancım artıyor. Dolayısıyla da daha fazla mutlu oluyorum

You May Also Like

Bir Yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
Merhaba