Tarifi Ekle
  • Prep Time
    30
  • Cook Time
    45
  • View
    584
Malzemeleri
Hamuru icin
150 gr un
1 silme tatli kasigi kabartma tozu
1 paket vanilya
100 gr toz seker
1 yumurta
75 gr tereyagi veya margarin
Dolgusu icin:
2 kücük kutu mandalina konservesi (175 gr’lik)
500 gr yagsiz süzme yogurt (Magerquark)
125 gr toz seker
3 yumurtanin sarisi
1 paket vanilyali puding toz karisimi (pisirmelik)
75 ml aycicek yagi
125 ml süt
3 yumurtanin beyazi
Üzeri icin:
1 paket sade tart jölesi
250 ml mandalina konservesinin süzülmüs suyu
hindistan cevizi rendesi
Yapilisi
Hamuru icin unu ve kabartma tozunu karistirin ve bir kabin icine eleyin. Sekeri, vanilyayi, yumurtayi, yagi da sirasiyla una ekleyin. Tüm malzemeleri el mikseriyle önce düsük devirde daha sonra en yüksek devirde birbirine yedirin.
Daha sonra hafif unlanmis bir zeminde ellerinizle tekrar yogurun, eger yapisirsa bir folyoya sarin ve buzdolabinda biraz dinlendirin.
Dinlenmis hamurun 2/3 bölümünü 26 santimlik bir kek kalibinin yaglanmis tabanina isterseniz merdane ile yada isterseniz ellerinizle düzlestirip yayin. Kek kalibinin kelepcesini de takin ve önceden isitilmis firinda 200 C deredede 10 dakika pisirin tabani. Pisen tabani sogumaya birakin ve hamurun geri kalan bölümünü de bir rulo yapip kek kalibinin yanlarina da 3 santimi gecmeyecek bir kenar yapin ve kek tabanina da iyice kaynasip birlesmesine de dikkat edin.
Dolgusu icin konserve mandalinalar iyice süzülür ve suyunuda muhafaza edin, sonra tart jölesi icin gerekecek. Süzme yogurdu seker, yumurta sarilariyla, puding karisimiyla, yag ve süt ile bir mikser yardimiyla iyice cirpin. Yumurtanin beyazlarini ayri bir yerde kar halince getirin ve diger karisima dikkatlice yedirin. Dolgu kremasini önceden firinladigimiz tabanin üzerine dökün ve üzerine süzülen mandalina parcalarini döseyin. Önceden isitilmis firinda 160 C derecede 50 dakika pisirin.
Firindan cikinca disarida iyice soguyan pastayi ben buzdolabina kaldirdim üzerini folyo ile sarip ve bugün de tart jölesini 250 ml mandalina konservesi suyu ile pisirdim ve ortadan dogru pastanin üzerine yaydim. Yanlarini da rende hindistan ceviziyle süs

1977 yılında Van’ın çaldıran Muradiye ilçesinde doğan Abdullah Hakim Yavrutürk 1992 yılında aşçılık mesleğine başladı. 1995 yılında babasının vefat etmesi nedeniyle ailesinin sorumluluklarını üstlendi Askerlikle Birlikte Yemek Yapmaya Ara Vermek İstiyordum ki…”Vatani görevi yapmak üzere Hatay İskenderun’a giden Yavrutürk, yemek yapmaya ara vereceğini düşünüyordu ki Şırnak’a giderken onu yoldan çevirdiler. Hikayenin gerisini Yavrutürk’ün kendinden dinleyelim; “1992 yılında bu mesleğe başladım, ilk başladığım sene mutfakta aşçı yardımcısı olarak görev aldım. Askerliğe kadar aşçı olarak hayatıma devam ettim, askerliğimi de aşçı olarak yaptım. Askere gitmemin sebebi yemek yapmaya biraz ara vermek istiyordum. Askerlikte yaklaşık 3 ay bu işe ara vermiş oldum. Usta birliğini Şırnak’ta yapacağım beli oldu. Fakat aşçı olduğumu öğrenen yetkililer beni Hatay İskenderun’dan göndermeyip yemek yapmaya burada devam etmemi istediler. Beni Mutfak sorumlusu yaptılar. Son günüme kadar mutfak sorumlusu olarak askerliğimi yaptım.”“8 Yıldır TGRT EU’da 5 Gün Boyunca Canlı Program Yapıyorum”“Sivil hayatta da aşçılığa devam etmeye karar verdim. Daha sonra büyük firmalarda çeşitli pozisyonlarda mesleğime devam ettim. 2003 yılında kendi işlettiğim iki lokantam vardı. Daha sonra televizyon ekranlarına geçiş yaptım. TV 5 ile yayın hayatına başladım ve burada 400 program yaptım. Bundan yaklaşık 3 sene önce de TV 5’te 1700 program yaptıktan sonra oradan da ayrıldım. Sonrasında ise TGRT EU ile yayın hayatına devam etmeye karar verdim. Yaklaşık 8 yıldır da TGRT EU kanalında hafta içi 5 gün boyunca yemek programı yapıyorum.”“Çalışan İnsanlara Yönelik Pratik Lezzetler Hazırlamaya Dikkat Ediyorum”“Yayıncılık yaptığım süre boyunca amacım; izleyicilerimle sürekli iletişim halinde olmaktı. Onlara hep şunu sordum; ‘Yemek programlarında izleyici olarak ne gibi detaylar arıyorsunuz? Programlar sizlere Yayıncılık yaptığım süre boyunca amacım; izleyicilerimle sürekli iletişim halinde olmaktı. Onlara hep şunu sordum; ‘Yemek programlarında izleyici olarak ne gibi detaylar arıyorsunuz? Programlar sizlere yardımcı oluyor mu?’, onlar da bana şunu dediler; ‘Abdullah usta biz programları izliyoruz, tariflerde eğer 15 malzeme varsa biz onların ancak 10 tanesini temin edebiliyoruz ya da hazırda bulundurabiliyoruz.’ Buna istinaden ben kendi programlarımda şöyle bir şey yapmaya karar verdim: Mutfağımızdaki ve kilerimizde sürekli hazır bulunan malzemelerden farklı yemekler yapmaya başladım. Baylar, bayanlar ve özellikle çalışan kesimi, eve yorgun gelen insanları düşünerek yemeklerimi yapıyorum. Yarım saat ya da bir saat içinde hazırlayabilecekleri reçeteler üzerinde yoğunlaşıyorum. İzleyicileri ailem olarak gördüğüm için rahat davranıyorum ve izleyicilerden de samimi tepkiler aldıkça doğru yolda olduğuma dair inancım artıyor. Dolayısıyla da daha fazla mutlu oluyorum

You May Also Like

Bir Yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
Merhaba