Tarifi Ekle
  • Prep Time
    20 Dk.
  • Cook Time
    55 Dk.
  • Serving
    4 İnsanlar
  • View
    685
8-10 kişilik
300 gr. baldo pirinç
4 yemek kaşığı tereyağı
100 gr. Badem içi – Haşlanmış kabukları soyulmuş.
1 şeker kaşığı toz yeni bahar
1/2 şeker kaşığı toz tarçın.
1.5 şeker kaşığı kuru reyhan
2 avuç dolusu ince doğranmış taze maydanoz.
Tuz&karabiber
2 kg Kuzu veya oğlak kaburgası. – Dış taraftaki yağı üzerinde ve kemiklerle et arasında bir cep açılmış. (kasabınız bunu sizin için hazrlayacaktır)
Marinesi için
1 yemek kaşığı yoğurt
1 yemek kaşığı domates salçası
1 yemek kaşığı acı kırmızı biber
3 diş sarımsak- dövülmüş
Tuz & karabiber
1. Pirincin üzerini iki parmak geçecek kadar kaynamış su dökün ve su soğuyana kadar, pirinçler hemen iki katına çıkana kadar bekletin. Su soğuduğunda pirinçleri süzün.
2. Bademlerin kabuklarını soyabilmek için küçük bir tencerede kaynamış suya koyup 5 dakika kadar kabuklar yumuşayana kadar orta ateşte kaynatın. Soğuduktan sonra yumuşamış kabukları soyun ve bir kenarda bekletin.
3. Geniş bir tencerede tereyağını eritin ve bademleri ekleyip hafif sararana kadar ara ara karıştırarak pişirin. Pirinci ekleyip bir kaç dakika kadar pişirmeye devam edin. Maydanoz ve baharatları ekleyip karıştırın ve 150 -200 gram kadar kaynamış su ekleyin, tuz karabiberini kontrol edin ve tencerenin kapağını kapatıp pirinç suyunu tamamen çekene kadar pişirin. (Pirinçler yarım pişecek, o yüzden hala serttir)
4. Hazırladiğınız ve ılımış pilavı, kaburgaların kemikleri ve dış yüzeyinin arasına açılmış “ceb” in içine dikkatlice dodurun. Çok doldurmamaya dikkat edin, çünkü pirinç tamamen piştiğinde dahada şişecektir. Bu cebin ağzını ya büyük bir iğneye taktığınız kalın bir iple dikin yada paket sarar gibi, ağzı sağlam bir şekilde kapanacak şekilde kalın bir iple her tarafindan sıkıca sarın. İç pilavın pişme esnasında içinden dökülmemesi gerekir.
4. Fırınınızı 190 C derece ısıtın. Marine malzemelerini karıştırın ve kaburganın her tarafına güzelce ovun. Fırın tepsinizin içine metal ayaklı teli yerleştirin ve kaburgayı yağlı kısım üstte kalacak şekilde üzerine yerleştirin. Tepsinin içini yarısına kadar ete değmeyecek kadar kaynamış su ile doldurun, alümünyom folyo ile kaburganın üzerini tamamen kapatın ve dikkatlice fırına yerleştirin. 5 dakika sonra fırının derecesini 145 C e indirin ve kaburganın büyüklüğüne ve etin körpeliğine göre 4-6 saat arası pişirin. 2 saat kadar sonra kontrol edin tepsideki su azalmışsa su ekleyin. 4 saat sonra et kemikten kolayca ayrılacak kadar yumuşamış durumdaysa, fırının derecesini 185 C ye yükseltip folyoyu kaldırın ve kaburganın üstü kızarana kadar 20 dakika kadar daha pişirmeye devam edin. Servis etmeden en az yirmi dakika dinlendirin. Ipleri dikkatli bir şekilde kesin, etleri didikleyip iç pilavla ve salata ile servis yapın.
Afiyet olsun

1977 yılında Van’ın çaldıran Muradiye ilçesinde doğan Abdullah Hakim Yavrutürk 1992 yılında aşçılık mesleğine başladı. 1995 yılında babasının vefat etmesi nedeniyle ailesinin sorumluluklarını üstlendi Askerlikle Birlikte Yemek Yapmaya Ara Vermek İstiyordum ki…”Vatani görevi yapmak üzere Hatay İskenderun’a giden Yavrutürk, yemek yapmaya ara vereceğini düşünüyordu ki Şırnak’a giderken onu yoldan çevirdiler. Hikayenin gerisini Yavrutürk’ün kendinden dinleyelim; “1992 yılında bu mesleğe başladım, ilk başladığım sene mutfakta aşçı yardımcısı olarak görev aldım. Askerliğe kadar aşçı olarak hayatıma devam ettim, askerliğimi de aşçı olarak yaptım. Askere gitmemin sebebi yemek yapmaya biraz ara vermek istiyordum. Askerlikte yaklaşık 3 ay bu işe ara vermiş oldum. Usta birliğini Şırnak’ta yapacağım beli oldu. Fakat aşçı olduğumu öğrenen yetkililer beni Hatay İskenderun’dan göndermeyip yemek yapmaya burada devam etmemi istediler. Beni Mutfak sorumlusu yaptılar. Son günüme kadar mutfak sorumlusu olarak askerliğimi yaptım.”“8 Yıldır TGRT EU’da 5 Gün Boyunca Canlı Program Yapıyorum”“Sivil hayatta da aşçılığa devam etmeye karar verdim. Daha sonra büyük firmalarda çeşitli pozisyonlarda mesleğime devam ettim. 2003 yılında kendi işlettiğim iki lokantam vardı. Daha sonra televizyon ekranlarına geçiş yaptım. TV 5 ile yayın hayatına başladım ve burada 400 program yaptım. Bundan yaklaşık 3 sene önce de TV 5’te 1700 program yaptıktan sonra oradan da ayrıldım. Sonrasında ise TGRT EU ile yayın hayatına devam etmeye karar verdim. Yaklaşık 8 yıldır da TGRT EU kanalında hafta içi 5 gün boyunca yemek programı yapıyorum.”“Çalışan İnsanlara Yönelik Pratik Lezzetler Hazırlamaya Dikkat Ediyorum”“Yayıncılık yaptığım süre boyunca amacım; izleyicilerimle sürekli iletişim halinde olmaktı. Onlara hep şunu sordum; ‘Yemek programlarında izleyici olarak ne gibi detaylar arıyorsunuz? Programlar sizlere Yayıncılık yaptığım süre boyunca amacım; izleyicilerimle sürekli iletişim halinde olmaktı. Onlara hep şunu sordum; ‘Yemek programlarında izleyici olarak ne gibi detaylar arıyorsunuz? Programlar sizlere yardımcı oluyor mu?’, onlar da bana şunu dediler; ‘Abdullah usta biz programları izliyoruz, tariflerde eğer 15 malzeme varsa biz onların ancak 10 tanesini temin edebiliyoruz ya da hazırda bulundurabiliyoruz.’ Buna istinaden ben kendi programlarımda şöyle bir şey yapmaya karar verdim: Mutfağımızdaki ve kilerimizde sürekli hazır bulunan malzemelerden farklı yemekler yapmaya başladım. Baylar, bayanlar ve özellikle çalışan kesimi, eve yorgun gelen insanları düşünerek yemeklerimi yapıyorum. Yarım saat ya da bir saat içinde hazırlayabilecekleri reçeteler üzerinde yoğunlaşıyorum. İzleyicileri ailem olarak gördüğüm için rahat davranıyorum ve izleyicilerden de samimi tepkiler aldıkça doğru yolda olduğuma dair inancım artıyor. Dolayısıyla da daha fazla mutlu oluyorum

You May Also Like

Bir Yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
Merhaba