Tarifi Ekle
  • Prep Time
    30
  • Cook Time
    45
  • View
    447


800 gram hamsi

100 ml. zeytinyağı

1 adet orta boy kuru soğan

25 gram çam fıstığı

200 gram pirinç

40 gram kuş üzümü

400 ml. sıcak su

1 tatlı kaşığı kuru nane

1/2 demet dereotu

1 yemek kaşığı mısır unu

1 çay kaşığı karabiber

1 çay kaşığı tuz

Fırında Hamsili Pilav Tarifinin Püf Noktası

Kılçıklarını tamamen ayıkladığınız hamsileri bol suda yıkayıp fazla sularını süzdükten hatta kuruladıktan sonra pilav yapımında kullanın.

Fırında Hamsili Pilav Tarifi Nasıl Yapılır?

Pirinci ve sap kısımlarını ayıkladığınız kuş üzümlerini ayrı ayrı kaplarda sıcak suya basın.

Hamsileri temizleyip, kılçıklarını çıkarın. İyice yıkayıp, sularının süzülmesi için bir süzgeçte bekletin.

Kuru soğanı yemeklik doğrayın. Zeytinyağını ısıtıp, soğanları katın. Orta ateşte ve ara ara karıştırarak, soğanlar yumuşayana kadar, yaklaşık 5 dakika soteleyin.

Çam fıstıklarını ekleyip, arada karıştırmaya devam ederek fıstıklar pembeleşinceye kadar yaklaşık 5 dakika daha kavurun.

Pirinci süzüp, nişastalı suyu gidene kadar yıkayın ve süzün. Tencereye pirinci alın. Tuz ve karabiber serpip, birkaç kez karıştırın.

Kuru nane ve süzdüğünüz kuş üzümlerini ekleyip, karıştırın ve sıcak suyu ilave edin. Karıştırıp, tencerenin kapağını kapatın. Ateşi kısıp, pirinçler suyu çekene kadar pişirin.

Pilavınız pişerken, fırın kabının dibini yağlayın, mısır ununun yarısını serpiştirin. Kabın dibini, derileri altta kalacak şekilde hamsilerle kaplayın.

Pilavınızı ateşten alın. İncecik kıyılmış dereotunu ekleyin ve karıştırın. Bekletmeden kapta bulunan hamsilerin üstüne yayıp, bir kaşık yardımıyla düzeltin. Kalan hamsileri, derileri üstte kalacak şekilde pilavın üstüne dizerek, pilavı kaplayın.

Hamsilerin üzerine kalan mısır ununu serpiştirin. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında, hamsilerin üzeri pembeleşene kadar yaklaşık 30 dakika pişirin.

Fırından çıkardığınız hamsili pilavı, 5-10 dakika oda ısısında dinlendirdikten sonra dilimleyerek sevdiklerinizle paylaşın

1977 yılında Van’ın çaldıran Muradiye ilçesinde doğan Abdullah Hakim Yavrutürk 1992 yılında aşçılık mesleğine başladı. 1995 yılında babasının vefat etmesi nedeniyle ailesinin sorumluluklarını üstlendi Askerlikle Birlikte Yemek Yapmaya Ara Vermek İstiyordum ki…”Vatani görevi yapmak üzere Hatay İskenderun’a giden Yavrutürk, yemek yapmaya ara vereceğini düşünüyordu ki Şırnak’a giderken onu yoldan çevirdiler. Hikayenin gerisini Yavrutürk’ün kendinden dinleyelim; “1992 yılında bu mesleğe başladım, ilk başladığım sene mutfakta aşçı yardımcısı olarak görev aldım. Askerliğe kadar aşçı olarak hayatıma devam ettim, askerliğimi de aşçı olarak yaptım. Askere gitmemin sebebi yemek yapmaya biraz ara vermek istiyordum. Askerlikte yaklaşık 3 ay bu işe ara vermiş oldum. Usta birliğini Şırnak’ta yapacağım beli oldu. Fakat aşçı olduğumu öğrenen yetkililer beni Hatay İskenderun’dan göndermeyip yemek yapmaya burada devam etmemi istediler. Beni Mutfak sorumlusu yaptılar. Son günüme kadar mutfak sorumlusu olarak askerliğimi yaptım.”“8 Yıldır TGRT EU’da 5 Gün Boyunca Canlı Program Yapıyorum”“Sivil hayatta da aşçılığa devam etmeye karar verdim. Daha sonra büyük firmalarda çeşitli pozisyonlarda mesleğime devam ettim. 2003 yılında kendi işlettiğim iki lokantam vardı. Daha sonra televizyon ekranlarına geçiş yaptım. TV 5 ile yayın hayatına başladım ve burada 400 program yaptım. Bundan yaklaşık 3 sene önce de TV 5’te 1700 program yaptıktan sonra oradan da ayrıldım. Sonrasında ise TGRT EU ile yayın hayatına devam etmeye karar verdim. Yaklaşık 8 yıldır da TGRT EU kanalında hafta içi 5 gün boyunca yemek programı yapıyorum.”“Çalışan İnsanlara Yönelik Pratik Lezzetler Hazırlamaya Dikkat Ediyorum”“Yayıncılık yaptığım süre boyunca amacım; izleyicilerimle sürekli iletişim halinde olmaktı. Onlara hep şunu sordum; ‘Yemek programlarında izleyici olarak ne gibi detaylar arıyorsunuz? Programlar sizlere Yayıncılık yaptığım süre boyunca amacım; izleyicilerimle sürekli iletişim halinde olmaktı. Onlara hep şunu sordum; ‘Yemek programlarında izleyici olarak ne gibi detaylar arıyorsunuz? Programlar sizlere yardımcı oluyor mu?’, onlar da bana şunu dediler; ‘Abdullah usta biz programları izliyoruz, tariflerde eğer 15 malzeme varsa biz onların ancak 10 tanesini temin edebiliyoruz ya da hazırda bulundurabiliyoruz.’ Buna istinaden ben kendi programlarımda şöyle bir şey yapmaya karar verdim: Mutfağımızdaki ve kilerimizde sürekli hazır bulunan malzemelerden farklı yemekler yapmaya başladım. Baylar, bayanlar ve özellikle çalışan kesimi, eve yorgun gelen insanları düşünerek yemeklerimi yapıyorum. Yarım saat ya da bir saat içinde hazırlayabilecekleri reçeteler üzerinde yoğunlaşıyorum. İzleyicileri ailem olarak gördüğüm için rahat davranıyorum ve izleyicilerden de samimi tepkiler aldıkça doğru yolda olduğuma dair inancım artıyor. Dolayısıyla da daha fazla mutlu oluyorum

You May Also Like

Bir Yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

X
Merhaba